-İtibar mı, iflas erteleme mi?
22 Ekim 2022
Devlete borcu olup ta ödeme güçlüğü çekenler;
Acaba icra takibi ne zaman başlar,
Banka hesaplarıma borçtan dolayı bloke konulur mu,
Ne yapsam da devlete olan borcumu ödemesem?
gibi soruları yana yakıla etraflarına sorarken birden; ‘ya en iyisi dükkanı enişteye, evi-arabayı da kayınpedere devredersek, olmayan malın nesini haczedecekler’ diyerek, sorularına cevap bulduklarını zannedebilirler.
Hatırlatalım, kamu alacaları bu türlü muvazaalı işlemler için koruma altındadır!!!
Kamu alacağının tahsili 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile düzenlenmiş olup, devletin tahsil edemediği yada edemeyeceği anlaşılan alacakları için belli bazı koruma hükümleri belirtilmiştir.
Bu koruma hükümlerinden en kat’i olanı ve neredeyse kamu alacakları için can simidi niteliğinde bulunan İptal Davaları, söz konusu kanunun 27. ve 30. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. İptal davaları kamu alacakları için can simidi niteliğindedir çünkü; gerçekten haczedilebilecek bir değer varsa ve bu haciz veya borçtan kaçınmak için bir tasarruf yapıldıysa eğer, bu tasarrufa bağlı işlemlerin iptali yoluna gidilebiliyor. Nasıl mı?
Devlete olan borcunuzu ödememek kastıyla;
Öncelikle bedelsiz olarak mülkiyetin başkasına devredilmesi şeklindeki tüm tasarruflar,
Yeğeninize, dayı, amca, hala veya teyzenize kadar olan akrabalarınız ile eşinizin kardeşi(kayın, baldız, görümce), büyükanne veya büyükbabasına yapılan para karşılığı olsa bile menkul/gayrimenkul mal veya hak satışları,
Malınızın gerçek değerinden daha aşağı bir değerde satışı veya bunun için yapılan anlaşmalar,
Yada; kendinizin veya başka bir şahsın ölünceye kadar yararlanması suretiyle yapılan anlaşmalar, devlet nezdinde iptal davasına konu edilerek hükümsüz sayılmaktadır.
‘Olur mu öyle şey canım, ben akrabamla-hısmımla alış-veriş yapamayacak mıyım? Yada değeri düşük bedelle mal satamayacak mıyım, serbest piyasa ekonomisi her şey mümkün’ diyebilirisiniz. Aslında haklılık payınız da pekala vardı, devlete olan borcunuzu ödemiş olsaydınız eğer.
Bununla da kalmıyor;
Önceden teminat verilmesi için söz verilmiş haller hariç, başka bir borç için malların rehin verilmesi,
Borcun para veya alışılmış ödeme vasıtaları (alacağın temliki, çek, senet, bono vb.) dışında bir ödeme vasıtası ile ödenmesi, yani menkul veya gayrimenkul bir malla ödemenin yapılması,
Henüz vadesi henüz gelmemiş bir borç için ödeme yapılması, devlet nezdinde yine mevcut bir borcu ödememe kastıyla yapılan muamele kabul edilerek hükümsüz sayılmaktadır.
Hükümsüz sayılmadan kasıt: devlete olan borcunuzun ödeme vadesinden iki sene önceye kadar ve bundan sonraki tüm işlemler bu anlamda iptal davasına konu edilmesidir. Aslında devlete borcunuz var diye de mutlak bir satış-işlem yasağı da bulunmamakta ve İptal Davasına bazı hallerde konu edilememekte. Nasıl mı? Devlete olan borcunuzun vadesi gelmeden 3 sene öncesinde fark edip, uyanıklık yaparak; ‘ben bunu nasıl olsa ödemem, arabayı kayınçoya devredeyim yada malımı mülkümü 5 lira yerine 3 liraya satayım da en azından param cebimde kalsın, hem de borcu ödemekten kurtulayım’ derseniz borcunuzu ödemekten kurtuldunuz, tabi başka hacze kabil malınız bulunmaması şartıyla.
Söz konusu durum gerçek hayatta pek karşılaşılmayan bir durum. Çünkü hiçbir tacir 2 seneye kadar borçlarını ödeyemeyeceğini düşünmez. Bu ticari hayatın ruhuna aykırı olduğu gibi, eğer ki şirketi de batıyorsa bunu da 2 sene öncesinden anlayamaz. İşler hep son raddeye geldiğinde iflas etme hali ortaya çıkar ve mal kaçırma işlemleri için yola koyulunur. Aynı şey hane halkı içinde geçerli. Bireyler 2 sene öncesinden borcunu ödeyemeyeceğini kestirip, mal edinme dürtüsüyle doğan tüketim alışkanlığına son veremez. Bu da insan doğasına aykırı.
Bununla birlikte çok küçükte olsa borcunuzu ödememe ihtimaliniz yine var. Eğer tasarruf tarihinizden itibaren 5 sene içerisinde devlet tarafından, söz konusu tasarrufun iptaline yönelik dava açılmazsa söz konusu işlemlerin hepsi geçerliliğini korumuş oluyor. Yani borç zamanaşımı süresini de göz önünde bulundurduğumuzda borcunuzu ödemek zorunda kalmıyorsunuz.
Dahası; söz konusu sürelere bağlı kalmaksızın devlete olan borcun ödenmesine imkan tanımamak maksadiyle borçlu tarafından yapılan tek taraflı muameleler; Poliçelerde protesto çekmemek, Haksız olmasına rağmen ödeme yapılması, Davada kabul/feragat etme veya Yeminden çekinme ve sulh gibi yollarla Kasıtlı bir şekilde mal varlığında eksiltme meydana getiren işlemler ile borçluyla işlemde bulunan ve iyi niyetli olmayan kişilerle yapılan tüm işlemler tarihleri ne olursa olsun Süre Sınırlaması olmaksızın Alacaklı Kamu İdaresinin öğrenme tarihinden itibaren hükümsüz sayılarak İptal Davasına konu olabilecektir.
Kısacası devlete olan borcunu ödemek istemeyen veya söz konusu borcun tahsiline engel olmak isteyen bir kimsenin mallarını kaçırması, hileli veya muvazaalı yollara başvurması, bu alacağın tahsilinin tehlikeye girmesi sonucunu doğuracak olup, İptal Davasına konu bu süreç: söz konusu işlem ve tasarruflar, borçluların ödeme güçlüğü çektikleri dönemlere rastlar ki, eldeki mal varlığının 3. bir kişiye devredilmesiyle başlayıvermiş olur.
Ayrıca, tüm bu iptal davalarına konu hususlar; taraflardan birisinin devlet olmadığı, yani gerçek/tüzel kişilerin birbirleri arasında gerçekleşen benzer işlemleri hakkında da İcra İflas Kanunu’nun 277. Ve 280. Md’leri uyarınca Özel Hukuk çerçevesinde İptal Davalarına konu edilebilmektedir.
Bir sonraki yazımda: bir bakıma İptal Davalarına uzaktan akraba olan ve son günlerin moda uygulaması haline gelen; borçlu bakımından borcunu ödememenin yasal yolu haline gelmiş olan ve maalesef uygulamasında büyük yanlışlar barındırarak ticari hayatı sekteye uğratması bir yana, tacirlerin birbirleri arasındaki itibar ve güven duygusunu yitirmesine yol açan, İflas Erteleme Kararı alınması konusuna değineceğim.
İtibar mı, iflas erteleme mi?
22 Ekim 2022Yazlık Evinizde Süreceğiniz sefa, cefaya dönüşmesin
09 Şubat 2022‘’Beni Kim İhbar Eder ki’’ demeyin Araştırmaya en yakınınızdan başlayın
09 Aralık 2021Tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma birlikte mümkün mü ?
09 Aralık 2021Gayrimenkulde rantımız mı vergilensin, kazancınız mı?
09 Aralık 2021